Johann Wilhelm Zinkeisen
- Kaan Köprülü
- 19 hours ago
- 4 min read

12 Nisan 1803 yılında Altenburg’da doğan Wilhelm, yüksek öğrenimine önce Jena ve Göttingen’de ilahiyat eğitimi ile başladı. Fakat doktorasını Dresden’de tarih alanında yaptı. Ardından Münih’e yerleşerek 1831’de Leipzig’de doçentlik çalışmasını bitirerek tarih ve siyasal bilimler alanında üniversite dışından doçent unvanını aldı. İlerleyen süreçte Yunan tarihine ilgi duymaya başlayan Wilhelm, Sicilya Kralı Ruggero’nun Yunanistan seferine kadar gelen Yunanistan Tarihi’nin ilk cildini yayımladı (Geschichte Griechenlands vom Afange geschichtlicher Kunde bis auf unsere Tage). Bu eserin üzerine de Sachsen-Altenburg Dükü Friedrich tarafından profesör unvanıyla ödüllendirildi. Bu çalışmasında Wilhelm, Mora’da Helen varlığının ortadan kalkıp bunun yerine başta Arnavutlar olmak üzere Slav halkının iskanıyla etnik yapının tamamen değiştiğini ileri süren Fallmerayer’e karşı çıktı. 1840 yılına gelindiğinde genelde, İngiliz yazar Thomas Gordon’un History of the Greek Revolution adlı iki ciltlik eserinin çevirisine dayanarak Yunanistan Tarihi’nin III. ve IV. ciltlerini yayımladı.
1832 yılında geniş bir Avrupa devletleri tarihi projesine başlayan ve kendisinin de eski hocalarından olan Arnold Hermann Ludwig Heeren ve Friedrich August Ukert tarafından yapılan bir Osmanlı tarihi yazımı ile ilgili gelen teklifi kabul eden Wilhelm, yaklaşık yedi cilt ve 700 sayfa olan bu eser ile tarihçiler arasında kendisine seçkin bir yer kazandı. Daha sonra ise başta Atina olmak üzere Yunanistan’dan gelen teklifleri Yunanistan’ın ilim açısından zayıf olması nedeniyle kabul etmedi. Araştırmaları için 1936-40 yılları arasında 4 yıl Paris’te bulunarak 1839 yılında burada evlendi. Almanya’daki çeşitli yayın kuruluşlarında Lafayette, Versay, Yakobinler ve Fransa hakkında pek çok yazı kaleme alan Wilhelm, aynı zamanda bir sipariş üzerine 1840 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki Tarihi (Geschichte des osmanischen Reiches in Europa) isimli eserini yazdı. Bu eserin yazımında Paris’te bulunan zengin kütüphanelerin yanında, Venedik elçilerinin raporları ve Bizans tarihçilerinin eserlerinden yararlandı. Türkçe bilmemesi dolayısı ile de bu eksikliğini Joseph von Hammer’in de baş kaynağı olan Hoca Sadeddin’e ait Tacü’t t-tevarih’in Antoine Galland tarafından yapılan çevirisi gibi az sayıda bulunan çeviri eserlerden yararlandı. Osmanlı’nın ağırlıklı olarak Avrupa’daki varlığını ele almakla beraber Hammer’ın, Osmanlı tarihini ancak bu dili bilen kişilerin yazabileceği tezini de haksız çıkarttı.
Yine 1840 yılı içerisinde Leopold von Ranke’nin tavsiyesiyle Prusya Dışişleri’nde resmi gazetenin (Staatszeitung) redaktörlüğünü yapma teklifi aldı. Bu görev nihayetinde de Berlin’e yerleşti. 1848 yılının Mart ayında ortaya çıkan ihtilal sonucunda da yaşadığı sıkıntılar yüzünden istifa ederek Berlin’den ayrıldı. Fakat Mayıs ayının sonunda geri çağrıldı ve yeni kurulan Prusya Staatsanzeiger gazetesinin başına geçti. Gazetenin 1851 yılında yayın hayatına son vermesiyle birlikte kendisine bağlanan işsizlik maaşı mütevazi bir hayat sürerek ilmi çalışmalarına geri döndü. 1854-57 yılları arasında Gotha’da her yıl birer tanesi çıkmak üzere Osmanlı tarihinin II., III., IV., ve V., ciltlerini yayınladı.
Wilhelm, şahsen tanıma fırsatı bulamadığı Hammer’a eserlerinin pek çok yerinde kaynak olarak değinir. Ayrıca önsözlerinde bazı değerlendirmeler yapar. Eserlerine saygıyla yaklaşmakla birlikte bazı tenkitlerde de bulunur. Hammer’ın eserlerinin düzensiz olduğu ve önüne gelen her malzemeyi kullanma alışkanlığı bulunduğunu, “pragmatik tarih yazımı” kaygısı taşımadığını ve eserinin büyük bir bilgi deposu haline geldiğinden bahseder. Wilhelm de pragmatik tarih yazımını farklı bir şekilde yorumlayarak bu görüşü olayların oluşumlarının gerçeğe uygun biçimde ele alınıp kesintisiz anlatılması olarak sunar.
Wilhelm’in yazdığı Osmanlı tarihi kendi ismiyle uyuşmaz. Eser, Osmanlı tarihinden ziyade büyük Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’yle olan ilişkilerine dairdir. XII. Karl’ın Petro ile mücadelesinde, Napolyon’un imparator olarak tanınmasında anlatım ikinci ve üçüncü devletlerin kendi aralarındaki ilişkilerin ayrıntılarına dönüşür. Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya ayrılan uzun sayfaların da eserin dengesini bozduğu aşikardır. Eserde kaynak olarak yabancı elçilerin raporları kullanıldığı için Osmanlı’nın gerçek tarihi asgari bir boyuta indirgenmiş, Osmanlı isimlerinden ziyade yabancı isimler sayıca daha fazladır.
Müellif Osmanlı tarih yazımını ele alışta, Osmanlı’nın Avrupa devletler topluluğu ile olan ilişkilerini ve Divan-ı Hümayun’un diplomatik konumu ve devletin dahili durumu ile bunun siyasete etkileri olarak iki büyük amacı öne çıkarır. Böyle bir eserin zorluklarına dikkat çekerek, şimdiye kadar böyle bir eserin şimdiye kadar yazılmadığını vurgular. I. cilt en eski tarihlerden İstanbul’un fethine kadar gelir ve Hristiyan dünyanın içinde bulunduğu durumun Osmanlı yayılmacılığını kolaylaştırdığını belirtir. Bir nevi Zinkeisen, Osmanlı tarihinin Avrupa’dan bağımsız yazılamayacağı düşüncesindedir. I. cildin ön sözünde de bunu vurgular. Zorlukların önce malzeme temininden çıktığını, tarihini yazmayı deneyeceği toplumun fikri ve manevi dünyasına değinmenin gerekliliğini vurgular. Osmanlı tarihini yazmanın diğer Avrupalı devletlerin tarihini yazmaktan farklı olduğunu da belirterek bu cildin yalnızca kendi çalışmaları ve araştırmalarından olduğunun altını çizer. Türkçe kaynaklar için Hammer’a başvurduğunu fakat bu kaynakların da çok da önemli olmadığını da belirtir.
Zinkeisen, eserinin on dört yıl aradan sonra çıkan II. cildinin önsözünü 1854 yılında Berlin’de yazdı. Devletin yükselme dönemine denk gelen bu eserinde Osmanlı divanının Avrupa devletleriyle diplomatik ilişkileri olarak ele alındığı vurgulanır. Hristiyan Avrupa’nın Osmanlılar karşısındaki çaresizliği, kendi içlerindeki bölünmüşlük ve mücadelenin Osmanlı’nın Avrupa istikametinde gösterdiği gelişmenin sebebi olarak öne çıkarılır. Yazar, II. cildin önsözünde Paris’te inceleme fırsatı bulduğu yazma eserler ve belge külliyatı üzerinde durarak, İstanbul, Roma ve Venedik kaynaklı olayların önemini vurgular. Diğer ciltlerinde de kullandığı kaynakları tanıtmaya devam eder. Zinkeisen, eserin VII. cildine yazdığı Ekim 1862 tarihli önsözünde Osmanlı-Rus-İngiliz münasebetlerine dair yeni bazı kaynaklara değinir. Abdülaziz’in tahta çıkışına kadar gelecek olan VIII. cildin kısa zaman içinde hazırlanacağını söyleyen Zinkeisen, 5 Ocak 1863 yılında hayatını kaybetmiştir.
KAYNAKÇA
Prokosch, “Johann Wilhelm Zinkeisens ‘Geschichte des osmanischen Reiches in Europa’”, Österreichische Osthefte
KEMAL BEYDİLLİ, "ZINKEISEN, Johann Wilhelm", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/zinkeisen-johann-wilhelm (17.03.2025).
Comments